İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Haber Değeri

Son zamanlarda, Türk medyası söylenmeyen fiyatlı görüşmelerle alakalı iddialarla doludur. Muhtelif gazetelerden pek çok köşe yazarının şapkasını çembere attı ve günün sonunda, fotoğraf hoş değil.

Tartışmanın başlangıcını özetleyerek başlayalım. 14 Kasım’da Habertürk’nam köşe yazarı Sevilay Yılman, gazeteciye verdiği mülakattan başka bir gazeteciyi tanıtım karşılığında para almakla yargıladı. Gazetesi için haftalık müzakereler yapan Hürriyet gazetesinden gazeteci Ayşe Arman’ı seçti. Yılman, yazısında, Arman’ın plastik bir cerrahla görüştükten sonra bunu bildiğini söyledi. Bu ilk yazıda Yılman, Arman dışındaki adları adlandırmaktan kaçındı, ancak bir onay gelmezse, bunu yapmaktan çekinmeyeceğini belirtti.

Yılman, Hürriyet gazetesinden her gün daha yukarıyalar çıkma talihi olduğunu söyleyerek iddiasını pekiştirdi ve onu denetledi. Ona göre, iddiayı yalanlamak yerine, bu birey bu görüşmeleri onayladı ve gazetenin bilgisi ile yapıldığını söyledi.

Yazıda verilen öteki ayrıntılar daha da cesaret kırıcıydı. Yılman’a göre, bu yükselme, bu ödemeli görüşmelerin başlangıçta bilgisi olmadan yapıldığını söyleyerek devam etti, ancak gazetenin yönetimi bu uygulamadan haberdar olduktan sonra, Arman, parayı gazeteyle paylaştığı sürece devam edebileceğine karar verdiler.

Bu iddialar, muhtelif ana medya kuruluşlarından gazeteciler arasındaki haftalarca süren kavgaların kaynaşmasına neden oldu; bu iddiaların ciddiyetini ve kapsadığı yüksek profilli adları dikkate alarak donakaltıcı değildi.

Bu ilk haber ardından Habertürk’ten Fatih Altaylı her gün, iddialara desteklediyerek ancak değişik bir odaklanma ile büyümekte olan kavgaya kendi yorumuna ilave etti. Altaylı, yazısında, bunun medyadaki bir hayli birey tarafından iyi öğrenilen bir vaziyet olduğunu ve gizem olarak kabul edilmediğini söyledi. Arman gazetesinin Hürriyet gazetesinin günlük gidişattan haberdar olduğunu ve bundan bir hasılat sağladığını vurguladı. Mesele, Altaylı’ya göre, Hürriyet, okurlarına bu görüşmelerin advertorial olduğunu ifşa edemedi. Altaylı, en büyük sualin, gazetelerine söyleme yapmadan aynı şeyi yapanlar olduğunu söyleyerek sona erdi.

KARALAMA KAMPANYASI

Daha sonra köşe yazarımız Melih Altınok, Sabah gazeteci Hıncal Uluç ve Hürriyet köşe yazarı Ahmet Hakan gibi değişikleri şapkalarını fırlattı. Münakaşa devam ediyor. Ancak daha ileri gitmeden evvel Hürriyet gazetesinin iddialara verdiği yanıta bakalım. Hürriyet gazetesinin CEO’su Mehmet Soysal, 22 Kasım’da cevap veren bir deklarasyon yayınladı. İfade Türkçe ve maznunun cevabını verme hakkına hürmet dinliyor, işte bütün anlamıyla İngilizce’ye çevrilmiş:

Son zamanlarda, gazetemizin yazarlarına karşı, özellikle de Ayşe Arman’ı gaye alan bir karalama kampanyası başlatıldı.

Türk medyasının ‘amiral gemisi’ olan Hürriyet gazetesi, eforlu yazarları ve muhabirleri ile son 70 yıldır Türkiye’de gündem tanımlıyor.

“Bu ünvan ile gazetemiz, çok rakamda insana erişmek için tüm sektörler, projeler ve özellikle sosyal mesullük projelerinden en çok seçim edilenlerden biri.

Proje yönetimi hudutları dahilinde Hürriyet, bir hayli kuruluşla ortak olarak işbirliği yapar ve bu işbirliklerini, haber bedeli prensiplerinden ödün vermeden kamuya haber içeriği olarak sunar. Yazarların katılımı ile reelleşen bu cins işbirliklerinin, gazetecilerle proje sahiplerimiz arasındaki reklam uyuşmaları dışında gazetecilerle bağlayıcı parasal uyuşmaları yoktur. Dolayısıyla yazarlarımızın proje komiteyi ile çalışması olası değildir.

Bunu usta tutarak, Hürriyet gazetesinin günlük gazetecisi ve yazarlarını kurgu olarak nitelendiren bu iddiaları reddediyoruz.

Gazetemiz, gündemini tanımlamaya, etkileyici haberleri yayınlamaya ve son 70 senede olduğu gibi projeler geliştirmeye devam edecek.

Antalya Haber

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir